KAHRAMANMARAŞ BAROSU İNSAN HAKLARI GÜNÜ AÇIKLAMASI

PAYLAŞ
KAHRAMANMARAŞ BAROSU İNSAN HAKLARI GÜNÜ AÇIKLAMASI
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...
  • 6 dakika da oku
  • +
  • -

Kahramanmaraş Barosu İnsan Hakları Komisyonluğu tarafından 10 Aralık İnsan Hakları Günü ile ilgili basın açıklamasından bulunuldu.

Kahramanmaraş Barosunda Gerçekleşen açıklama şu şekilde;

“Bugün 10 Aralık Dünya insan hakları günü . insanlığın doğuştan sahip olduğu temel hak ve
özgürlüklerin tüm dünyada kabul edilişinin 73. Yılındayız.

Yılda bir günü insan hakları günü olarak anmak ve sorunları yalnız tartışmakla insan haklarının tüm
dünyada tam manasıyla korunması sağlanamaz. Akıl almaz ihlallerin önüne geçilemez.
Uluslar arası hukukta en önemli evrensel belge olarak nitelendirilen insan hakları beyannamesinin
üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen insanın insanca yaşama idealinin ne kadar
uzağında olduğuna dikkat çekmek istiyoruz.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, uluslararası platformda mutabakata varılmış, üzerinde pazarlık
yapılması mümkün olmayan standartlar ve yükümlülükleri içermektedir. Ancak sözleşmenin
imzalanmasından sonraki dönemde insanların yaşadığı diğer hak ihlallerinin giderilmesi amacıyla ek
protokoller yapılarak, günümüzdeki halini almıştır.

Şüphesiz bundan sonra da toplumların gelişimi ve değişimiyle birlikte insan haklarına yönelik hukuki düzenlemelerde değişiklikler olmaya devam edecektir.

Temel insan hakları; • Yaşam hakkı • İşkence yasağı • Kölelik ve zorla çalıştırılma yasağı •
Özgürlük ve güvenlik hakkı • Adil yargılanma hakkı • Kanunsuz ceza olmaz • Özel ve aile hayatına
saygı hakkı • Düşünce vicdan ve din özgürlüğü • İfade özgürlüğü • Toplantı ve dernek kurma
özgürlüğü • Evlenme hakkı • Etkili başvuru hakkı • Ayrımcılık yasağı Ek protokollerle yapılan
düzenlemeler • Mülkiyetin korunması • Eğitim hakkı • Serbest seçim hakkı • Borçtan dolayı
özgürlüğünden yoksun bırakılma yasağı • Serbest dolaşım özgürlüğü • Vatandaşların sınırdışı edilme
yasağı • Yabancıların topluca sınırdışı edilme yasağı • Ölüm cezasının kaldırılması (1983 – savaş ve
yakın savaş tehlikesi zamanında işlenmiş fiiller için ölüm cezasını öngörebilir) • Cezai konularda iki
dereceli yargılanma hakkı • Adli hata halinde tazminat hakkı • Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve
cezalandırılmama hakkı • Eşler arasında eşitlik (01.01.2002 tarihli Türk Medeni Kanunu ile iç hukuk
düzenlemesi yapılmıştır) • Ayrımcılığın genel olarak yasaklanması • Ölüm cezasının tamamen
kaldırılması (2002 yılında imzalanan protokol Türkiye tarafından 15 Ocak 2003’te onaylanmış ve
sonrasında da iç hukuk düzenlemesi yapılmıştır) Ek protokollerle yapılan düzenlemelerde de
görüldüğü gibi hukuki düzenlemeler toplumsal ihtiyaçlara göre şekillenir, bu nedenle bir devletin
hukuk sisteminin kalitesi o devlette yaşayan insanların toplumsal gelişiminin bir yansımasıdır.

Ülkemizin, insan hakkı ihlallerinin hiç yaşanmadığı daha uygar ve gelişmiş bir toplum haline gelmesi
için insana insan olduğu için saygı duyulmalı, insan haklarının korunması sağlanmalı, ayrıca TBMM
tarafından insan haklarına dair evrensel kuralların, iç hukukumuzdaki uygulamalarının
güçlendirilmesine yönelik yasa çalışmaları yapılmalı, insan haklarına yönelik toplumsal farkındalığın
artırılması sağlanmalıdır.

Baskının ve tahakkümün vücut bulduğu bugünkü dünya düzeninde güçlünün zayıfı ezdiği sistemli
biçimde asimilasyon hareketlerinin yaşandığı ifade ve düşünce özgürlüğünün baskılandığı , ırkçılık ve
yabancı düşmanlığının körüklendiği sistem ; kin , nefret ve düşmanlık üretmekte doğal olarak adalet
ve barış ortamı temelinden sarsılmaktadır. Bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına
alınması kapsamında 73 yıldır başta Birleşmiş milletler olmak üzere tüm dünyanın muhatap olduğu
BM Bildirgesi geçen zaman içerisinde hak ihlallerinin bertaraf edilmesinde etkili olamamış ve hatta
insan hakları dersi veren devletlerin önce ihlali kendilerinin gerçekleştirdiğini gözlemlemekteyiz.
Özellikle son 20 yılda bir takım devletler tarafından demokrasi kavramının sözde kurtuluş reçetesi
olarak kullanıldığı , aslında açgözlü doyumsuz bir dürtüye hizmet ettiği aşikardır. Çeşitli bahanelerle
gerçekleştirilen işgal ve müdahaleler ardında kaos ve yığınla insan hakları ihlalinden başka bir şey
bırakamamıştır. Yaşama ve barınma gibi temel haklardan yoksun bırakan sonu gelmeyen savaş ve
şiddet ortamında özl. Kadınlar ve çocuklar etkilenirken engelli bireylerinde savaş yada çatışmalarda
kaçamadıkları için çoğunlukla öldüğü vahim gerçeği de raporlarda yer almaktadır.

İnsanların zulüm altında olduğu coğrafyaların başında gelen Filistin , doğu Türkistan , Keşmir , arakan
da zulüme uğratanın insan olma kimliğini sorguladığımız gelişmelerin cereyan etmesi, dünyanın bu
düzenle sürdürülebilirliğinin mümkün olmadığının kanıtıdır. Biliyoruz ki dünya hayatı iyinin ve
kötünün mücadelesidir.

Avukatlık Kanunu’nun 95. maddesi Barolara “hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak ve
korumak, bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevini vermiştir. Bu sorumluluğun gereği olarak İnsan
haklarına dayalı, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu demokratik bir ülke için siyasi
iradenin sivil takipçisi olmak zorundayız. Kahramanmaraş Barosu İnsan Hakları Komisyonu olarak ; 10
Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle dünyada ve Türkiye’de insan hakları ihlallerinin olmadığı,
insan onuruna saygının egemen olduğu ve toplumsal barışın hakim olduğu bir toplum düzeninin
oluşturulmasını temenni ediyor, barışın ve kardeşliğin hakim olacağı güzel günler için yılmadan,
cesaretle mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Headlines